EN
Menu
Arkapan Görseli

Başarı Bir Sonuç Değil, Bir Süreçtir

Başarı Bir Sonuç Değil, Bir Süreçtir

Başarı hakkında anlatılan hikâyelerle, başarının gerçekte nasıl oluştuğu arasında büyük bir fark vardır. İnsanlar çoğu zaman zirveyi görür; o zirveye çıkılan patikayı görmez. Oysa hayat hikâyelerine biraz yakından bakıldığında, büyük başarıların arkasında kusursuz bir yolculuk değil, sayısız deneme, hata, vazgeçmeme ve yeniden başlama olduğu görülür. Başarı, çoğu zaman başarısızlıkların içinden geçerek inşa edilir.

Bugün hayranlıkla dinlediğimiz birçok girişimci, bilim insanı, sanatçı ve sporcu geçmişini anlatırken tek bir başarı hikâyesi anlatmaz. Birçok başarısız girişimden, yanlış karardan, reddedilmekten ve tekrar ayağa kalkmaktan söz eder. Çünkü onları başarıya götüren şey, hiç düşmemeleri değil; her düştüklerinde yeniden yürümeyi öğrenmeleridir.

Toplumların başarıyı anlatma biçimi de insanların cesaretini doğrudan etkiler. Batı dünyasında başarılı insanlar kürsüye çıktığında çoğu zaman süreçten bahseder. Hangi ekiplerle çalıştığını, hangi hataları yaptığını, neleri öğrenmek zorunda kaldığını ve ne kadar emek verdiğini anlatır. Başarıyı ulaşılmaz bir yetenek olarak değil, öğrenilebilir bir süreç olarak sunar.
Doğu toplumlarında ise çoğu zaman farklı bir anlatı görülür. Başarı, bazen olağanüstü zekânın, doğuştan gelen üstün özelliklerin veya kişiye özgü ayrıcalıkların sonucuymuş gibi aktarılır. Bunun bilinçli yapılması gerekmez; verilen örtük mesaj yeterlidir. Bu anlatı, dinleyen insana çoğu zaman şu düşünceyi fısıldar: 'Ben onun kadar özel değilsem, demek ki başaramam.' İşte tehlike tam burada başlar. İnsanları harekete geçiren umut değil, üstünlük efsanesi olur.
Bence liderin sorumluluğu tam da bu noktada başlar. Lider, kendi başarı hikâyesini anlatırken sonucu büyütmemeli; süreci görünür hâle getirmelidir. Liderlik, insanların hayranlığına talip olma değil, cesaretini artırmaya çalışmaktır. Çünkü hayranlık insanı seyirci yapar. Cesaret ise oyuncu yapar.

Rönesans'ın büyük ustalarına atfedilen bir düşünce vardır: İnsanlar ortaya çıkan eserleri görmekte ustadır; fakat o eserlerin arkasındaki binlerce saatlik çalışmayı göremezler. Gerçek ustalık çoğu zaman görünmez. İnsanların 'doğuştan yetenek' dediği şeyin içinde yılların emeği, disiplini ve sabrı vardır.

Bilgi ile tevazu arasındaki ilişki de dikkat çekicidir. Bilgisi sınırlı olan insan, çoğu zaman bildiklerini mutlak doğru sanır. Bilgisi arttıkça ise bilmediği dünyanın büyüklüğünü fark eder. Bu yüzden gerçek bilgi insanın egosunu büyütmez; küçültür. Gerçek ustaların sessiz olmasının nedeni de budur. Usta, ne kadar bildiğini değil, daha ne kadar öğreneceğini görür.

Bu kitabın amacı başarıyı gizemli bir yetenek olarak anlatmak değildir. Tam tersine, başarının ardındaki görünmeyen süreçleri görünür hâle getirmektir. Çünkü insanlar sonuca değil, sürece inanırlarsa harekete geçerler. İşte gerçek eğitim de burada başlar.

DEHA Kanunu #7
Liderin görevi hayranlık uyandırmak değil, cesaret uyandırmaktır. Başarını değil, başarıya giden süreci anlat.
 
 

Facebook Instagram Linkedin Youtube
RE/MAX DEHA RE/MAX DEHA LOGO
Facebook Instagram Linkedin Youtube
Gayrimenkul Danışmalığına Yatkınlık Testine Başla RE/MAX DEHACanlı Destek Al TelefonHemen Ara